24 Mart 2013 Pazar

Çanakkale Yolun Sonu


1. Dünya savaşının gidişatını ve süresini belirleyebilecek kadar ehemmiyete sahip Çanakkale Savaşı'nı, bütün olarak tüm cepheleri ve sebep sonuç ilişkisi ile ele alıp etraflıca anlatarak devletlerin hikayelerini perdeye aktarmak yerine savaşın bir cephesindeki insan hikayelerini gözler önüne seriyor, Çanakkale Yolun Sonu filmi. Seferberlik ilanı ile sıra Hasan'a gelir ve askerlik celbi gelir, abisi Muhsin ise Balkan Savaşı'ında görev yapmış eski bir asker olarak kardeşini yalnız bırakmamak adına gönüllü olarak askere yazılır ve katıldıkları birlikle beraber sonradan adı Anzak Koyu olarak belirlenecek olan cepheye doğru yola çıkarlar. Muhsin üstün tüfek kullanma yeteneği ile birlik komutanının dikkatini çeker ve yanına verilen bir başka asker ile verilen görev üzerine İngiliz rütbelilerini tek tek avlamaya başlar. Kısa sürede tüm cephede adı duyulur ve İngilizlerin korkulu rüyası haline gelir, ancak karşı hamle olarak İngiliz Komutan cepheye keskin nişancı getirtir ve cephedeki savaşa farklı bir açı kazandırır.

Film, savaşı bu iki keskin nişancıyı temel alarak yan rollerle birlikte görsel psikolojik tespitlerle bezeli dramatik sahneler ile ilerliiyor. Bir Hollywood yapımı olan Enemy at the Gates(kapıdaki düşman) filminde Almanya'nın Rusya sınırına dayandığı 2. Dünya Savaşı'ını iki "Sniper" ın mücadelesinden yola çıkarak anlatıldığı gibi tüm savaşı her yönü ile belgesel yoğunluğunda perdeye aksetmek yerine seçilen bir kaç karakter üzerinden duruma devlet yerine insan gözünden bakan bir anlatı sunuyor bize. Salt bu tercih için bile filme emeği geçenleri kutlamak gerekir. Aslında bu tercih ilk olarak 1453 filmindeki Ulubatlı Hasan'ı merkeze alarak fetih sürecini anlatmakla karşımıza çıkmış ve filme farklı bir hava da katmıştı, ancak Çanakkale Yolun Sonu filmine daha bir farklılık kazandırmış, hatta filme Hollywood havası dahi eklemiş denilebilir. Hem böyle bir tercih sayesinde, yapımcı olarak yüksek teknoloji ürünü efektler kullanma ihtiyacından ya da zorunluluğundan da kurtulmuş olursunuz. Zira hikaye savaş sahnelerine odaklanmak yerine savaşın çok küçük birer parçası olan bir iki karaktere ve onların içseline eğilmiş olur, ki bayıla bayıla seyreylediğimiz büyük sinema endüstrilerinin yaptığı da tam olarak budur. 
Filmin açılış sahnesi, gemilerin boğaza girişini ve top atışlarını içeren sekansı ile etkileyici dursa da ışık oranının düşük olması nedeniyle yetersiz bir giriş olmuş. Siper içindeki sahneler oldukça başarılı, siperde iken aynı anda savaşın "hem içinde hem de dışında olduğun" duygusunu uyandırması ile. Filmin akışında aksaklılar da mevcut, mesela filmdeki diğer kardeşler arasındaki bağı kurma görevi seyircilere verilmiş(Muhsin'in yanındaki diğer keskin nişancı rütbeli kardeşinden bahsediyor ama diğer kardeşin hangi komutan olduğunu çözmek ne mümkün). Bu durumun aslında çekilen ama süreyi kısaltmak adına atılan sahnelerden kaynaklandığını düşünüyorum, savaş filmleri için aslında kısa denilebilecek bir sürede olmasına rağmen filmin. Zira bu türün muadilleri ortalama 2 saat 30 dakika iken Çanakkale yolun sonu 2 saati dahi bulmamakta.Muhsin'de şive mevcut iken Hasan'da bunu gözlemleyememek de ayrı bir durum. 
Muhsin karakterini oynayan Gürkan Uygun fiziki yapısı, bıyıkları ve şivesi ile oldukça başarılı ve inandırıcı bir oyunculuk sergilemiş. Ancak aynı performansı diğer başrol oyuncuları Berrak Tüzünataç ve Umut Kurt'tan seyretmek pek mümkün değil. Sanki rollerini pek içselleştirememiş ve filme inanmamışlar gibi duruyorlar. Ancak yan roller, özellikle gayrimüslim Osmanlı askerini ve Çanakkaleli askeri oynayan oyuncular göz alıcı birer karakter ortaya çıkartmışlar. Oyunculuk konusunda filmin diğer eksiği de İngiliz askerlerinin oyunculuklarının gereksiz diyaloglarının da katkısıyla filmin geneline göre çok sığ ve yavan kalmasıydı.
Çanakkale Savaşı'nı belgesel havasından uzak, lakin savaştan ve ateşli sahnelerden de çok kopmadan savaş içindeki insanı duygu, durum ve mücadelesini odağa alarak ele alan bu filmi izlemenizi tavsiye ederim....     
FİLMİN NOTU: 6.5
Künye:
Çanakkale: Yolun Sonu    Yönetmen: Kemal UzunOyuncular: Gürkan Uygun, Berrak Tüzünataç,  Umut Kurt, Mahir GünşıraySüre: 115 Dk.Yapım Yılı: 2013   

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder